Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Uygun Davranışları Arttırma ve Yeni Davranışlar Kazandırma Teknikleri

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 Uygun Davranışları Arttırma ve Yeni Davranışlar Kazandırma Teknikleri
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı
Okunuyor Uygun Davranışları Arttırma ve Yeni Davranışlar Kazandırma Teknikleri
  1. Pekiştirme
  2. Şekil Verme
  3. Davranış Kontratları
  4. İpucu Sunma
  5. Davranış Zinciri Oluşturma

1- Pekiştirme

İzlediği davranışın oluşum sıklığını arttıran davranış sonrası çevresel olay ya da duruma pekiştirme denir.

Esnek Reklam Alanı
 

Pekiştirme davranış kontrolü sürecinde uygun olmayan davranışın yerine yerleştirilecek olan uygun davranışın kazandırılmasında kullanılır. Pekiştirme bir davranışın ardından sunulan ve davranışın ileride tekrar sergilenme olasılığını artıran duruma verilen addır. Pekiştirme her zaman için sadece uygun davranışların arttırılmasında ya da kazandırılmasında değil uygun olmayan davranışların artmasına ya da kazanılmasına yol açar. Dolayısıyla, pek çok davranış üzerinde önemli etkisi vardır. Örneğin, çocuğunuza uygun olmayan bir davranışından sonra sunduğunuz ilgi çocuğunuzun o davranışı ileride de sergilemesine yol açabilir. Dolayısıyla, çocuğun davranışlarına karşı sizin ya da ortamdaki diğer kişilerin sunduğu tepki ve nesneleri pekiştirmeye yol açıp açmadıklarını belirleme açısından değerlendirmemiz gerekir.

Pekiştirme sırasında sunulan sözel övgü, nesne, olaya pekiştireç denir. Pekiştirme davranış kazandırmak artırmak üzere kullanılan tekniğe verilen isimken pekiştireç bu süreçte kullanılan araçtır. Pekiştireçler oldukça bireyselleştirilmiş araçlardır. Şöyle ki, bir çocuk için pekiştirici etkisi olan herhangi bir durum, olay ya da sözel övgü bir başka çocuk için pekiştirici etki göstermeyebilir. 

İzler Olmayan Pekiştirme

Artırılmak istenen davranışın gerçekleşmesinden sonra hoşa giden uyaranın ortama sunulmasıdır. Örneğin, çocuğunuzu ayakkabısını çıkarıp bırakması gereken yere düzgünce bıraktığı için sözel olarak pekiştirebilirsiniz ve bu pekiştirme çocuğunuzun benzer durumda aynı davranışı tekrar sergilemesine yol açabilir. Ya da öğretmeye çalıştığınız bir beceri olan el yıkama davranışından sonra çocuğunuza sunduğunuz sözel övgü, sevdiği bir çizgi filmi izletmek ya da hoşlandığı bir etkinlik olan birlikte köpük yapmak ileride el yıkama davranışının tekrar sergilenmesine yol açabilir. Pekiştireç sunarkenki vücut diliniz, ses tonunuz, heyecan ve coşkunuz çocuk tarafından anlaşılabilir olmalıdır. Diğer bir deyişle, pekiştireci sunarken mutlaka memnuniyet bildiren abartılı bir ses tonu ve coşkulu bir ifadeyle gülümseyerek sunun.

Pekiştireç Türleri

Otizmli çocuklar ile çalışırken çocukta işe yarayacak olan pekiştireçlerin belirlenmesi son derece önemlidir. Pekiştireçler davranıştan sonra sunulan ve davranışın tekrarlanma olasılığını artıran her türlü nesne, olay, durum olabilir. Belirlenen pekiştireçlerin çocuğun motivasyonunu artırdığından emin olunmalıdır. Otizmli çocuklarla çalışırken bilinmesi gereken önemli bir nokta normal gelişim gösteren çocuklarda işe yarayan pekiştireçler otizmli çocuklarda işe yaramayabilmektedir. Dolayısıyla, çocukta gerçekten işe yarayan pekiştireçler seçilmelidir. 


Pekiştireçler birincil ve ikincil pekiştireçler olmak üzere iki genel grupta toplanabilir. Birincil pekiştireçler yiyecek, içecek ve çocuğun fiziksel olarak rahatını sağlamaya yönelik (örneğin uyku vb) olan pekiştireçlerdir. Küçük çikolata parçaları, kahvaltı gevrekleri, küçük kek parçaları, çeşitli içecekler özellikle küçük çocuklarda davranış değişikliği ve öğretim sırasında öncelikle kullanılan ve işe yarayan birincil pekiştireçlerdir. Süt, meyve suyu, su gibi içecekleri pekiştireç olarak kullanmak kolayca dökülüp saçılabildiği için pratiklik açısından bir parça zordur. Bu pekiştireçlerin pekiştirici etkisini çocuğa öğretmeye gerek yoktur çünkü sunulan durumlar doğal olarak pekiştiricidirler.

İkincil pekiştireçler ise sözel övgü, hoşa giden bir nesnenin verilmesi, hoşa giden bir etkinliği yapması için çocuğa izin verilmesi ya da sembol (marka, jeton) biriktirerek ileride hoşa giden bir nesne ya da etkinlik ile değiş tokuş yapılması uygulamalarını içerir. Birincil pekiştireçlerle bir süre çalıştıktan sonra ikincil pekiştireçlerin kullanımına geçilmelidir. İkincil pekiştireçlerin kendiliğinden pekiştirici etkileri yoktur; bu etki öğrenilerek kazanılır. Pekiştirici etkisini kazandırmak istediğiniz olay ya da nesne bir süreliğine birincil pekiştireçlerle birlikte sunulur ve çocuk bu durumu pekiştirici bulmaya başladıkça birincil pekiştireçler giderek daha az sunulur. İkincil pekiştireçler sosyal, nesne, etkinlik ve sembol pekiştireçlerden oluşur.

Etkinlik pekiştireçlerinde çocuğun uygun davranışı sergilemesinin ardından yapmaktan hoşlandığı bir etkinliği sergilemesine izin verilmesidir. Eşleme çalışmasının hemen ardından çok sevdiği çizgi filmi izlemesine izin vermek etkinlik pekiştireçlerine bir örnek olarak verilebilir. Etkinlik pekiştireçleri çocuğun yapmaktan hoşlanmadığı bir çalışmayı tamamlamasından sonra da sunulabilir. Oyun etkinlikleri, bilgisayar kullanma, film izleme gibi etkinlikler etkinlik pekiştireçlerine örnek verilebilir. Aşağıda örnek verildiği gibi, yüz yıkama alışkanlığını kazandırmak için “önce yüzünü yıka sonra parka gidelim biçiminde” görsel olarak da sunulabilir.

İkincil pekiştireç türlerinden bir diğeri sembol pekiştireçlerdir. Sembol pekiştireçler kendi başlarına anlamı olmayan ancak biriktirerek pekiştirici anlamı olan jeton, para, marka türündeki pekiştireçlerdir. Çocuğa bu tür pekiştireçlerin kullanımını öğretin.

Etkili pekiştireçleri belirleme

  • Pekiştireçleri belirlerken akılda tutmamız gereken nokta otizmli çocukların hoşlandığı nesne, durum ya da olayların çok farklı olabileceği gerçeğidir. 

    1. Çocuk için etkili olan pekiştireçleri belirlemek üzere sıralanan önerilerden bir ya da birkaçını kullanabilirsiniz:
  • Etkili pekiştireçleri belirlemenin en bilinen ve basit yolu çocuğu iyi tanıyan kişilere sormaktır. Çocuğu en iyi tanıyan kişiler olarak anne-babaların görüşleri etkili pekiştireçleri belirleme açısından paha biçilmez öneme sahiptir. 
  • Otizmli çocukla çalışmaya başlayacak olan anne-baba ya da öğretmenler pekiştireçleri belirlemek üzere aşağıda sıralanan noktaları uygulamanızı öneririz:
  • Çocuğun önüne renkli, farklı biçimlerde, ses çıkaran, ilginç nesneler ve farklı yiyecekler yerleştirerek çocuğu gözlemeye başlayın. 
  • Bunlardan bazılarından bir parça alıp yiyin, bazılarıyla oynayın ya da uygun şekilde ilginizi yöneltin. 
  •  Sunduğunuz nesnelere çocuğun ilgisini yöneltmesini bekleyin.
  • Çocuk önüne yerleştirilen nesnelerden herhangi birine ulaştığı zaman nesneyi almasına izin verin.
  • Aynı zamanda çocuk elde ettiği oyuncakla oynarken ya da yiyeceği yerken siz de çocuğa ilginizi yöneltin, sarılın ya da başını okşayın. 
    Bu şekilde davranarak pekiştirici etkiyi kurmakla birlikte kendinizi pekiştireçle eşleştirirken aynı zamanda, sunduklarınız arasından çocuğun hoşlandığı nesnelerin neler olduğunu da belirlemiş olursunuz.
  • Çocuğun sözel becerileri yeterli ise çocuğa sorularak kendisine sunulmasından hoşlandığı nesne, olay, durum ve ifadeleri belirtmesi istenebilir.
  • Çocuk okur-yazar ise kendisine sunulmasından hoşnut olacağı pekiştireçleri kendisine verdiğiniz bir tabloda işaretlemesini isteyebilirsiniz. Çocuk okuryazar değil ise, sunabileceğiniz pekiştireçlerin resimlerinden bir görsel tablo oluşturarak tercih ettiklerini belirtmesini isteyebilirsiniz. Aşağıdaki fotoğraflarda hem yazılı hem de görsel olarak hazırlanmış pekiştireç listesini görmektesiniz.
  • Pekiştireç belirlemek üzere kullanılan daha sistematik bir yol ise, etkili pekiştireç değerlendirmesi yapmaktır. Bu değerlendirmenin temel mantığı çocuğun önüne aynı anda birden çok tercih edebileceği nesne yerleştirerek öncelikli olarak tercih ettiklerini belirlemektir. Çocuğun bu değerlendirmede daha az tercih ettiği ya da hiç tercih etmediği durumların pekiştirici etkisinin olmadığı ya da çok az olduğu açıkça görülmeli ve pekiştireç olarak kullanılmamalıdır. Etkili pekiştireç belirlemeyle ilgili açıklamaları aşağıda bulabilirsiniz.
  • Tüm bu sıralanan noktalara ek olarak çocuğun yaşı ve işlevde bulunma düzeyi, öğretilmesi hedeflenen davranışlar ve bu davranışların sonuçlarının pekiştirici etkileri (Örneğin, kendisi için buzdolabından “süt alma” davranışının sonucunda sütü içmesi doğal pekiştireç olabilir) dikkate alınarak pekiştireçler belirlenmelidir.

Hangi pekiştireç türüne daha sık yer vermeliyim?

Aslında bu sorunun yanıtı son derece basit! Hangi tür pekiştireç çocuğunuzda daha çok işe yarıyorsa, ve siz hangi tür pekiştireci kolayca sunuyorsanız bu pekiştireci öncelikli olarak kullanmayı tercih etmelisiniz. Davranış değişikliği ya da öğretimin başında çocukta hangi pekiştireçler etkili ise bunlarla öğretime başlayın ve giderek daha sistematik bir biçimde özellikle ikincil pekiştireçlerin kullanımına geçin.

Birincil pekiştireçlerden yiyecek içecek pekiştireçlerinin özellikle ikincil pekiştireçlerin etkisini tam olarak kavrayamamış olan çocuklarda çok önemli etkileri vardır. Ancak, bu pekiştireçlerin çok ve değiştirilmeden sunuluyor olmasının da çocukta aşırı doygunluğa yol açarak pekiştirici etkilerinin azalmasına ya da tamamen ortadan kalkmasına yol açacağı da unutulmamalıdır. Birincil pekiştireçleri kullanırken aşağıda sıralanan bazı basit kuralları anımsamak pekiştireçleri daha etkili kullanmamıza yardımcı olacaktır:

  • Çocuk aç olduğu zaman bu tür pekiştireçlerin kullanımına yer verin,
    • Tok çocukla çalışmak gerektiğinde şekerli yiyecekleri pekiştireç olarak kullanın,
    • Cips vb. tuzlu pekiştireçler kullanılacağı zaman su vb. içecek pekiştireçlerinin de kullanımına yer verin.

Zaman içinde yiyecek içecek pekiştireçlerinin daha doğal olan ikincil pekiştireçlerle yer değiştirmesini planlamalısınız. Bu nedenle, birincil pekiştireç kullandığınız her zaman sözel pekiştireçlere ya da çocuğun hoşlandığı etkinliklere daha da uygun olanı doğal olarak pekiştirici etkisi olan uygulamalara pekiştireç olarak yer vermelisiniz.

Neden Sosyal Pekiştireçler?

  • Kullanılmaları doğaldır.
  • Öğretim sürecini engellemez.
  • Çeşitlendirilebilir.
  • Günlük yaşamda da yer alır

Sosyal Pekiştireçler Nasıl Kullanılmalı?

  • Davranışla ilişkilendirilmeli.
  • Etkili ve planlı kullanılmalıdır.
  • Belli bir davranışı izlemelidir.
  • Coşkulu, çeşitli ve yeterli miktarda olmalıdır.
  • Bireysel özellikler dikkate alınmalıdır.

Pekiştirme İlkeleri

Belirlenen pekiştireçlerin etkililiğinin sürdürülmesi için:

  • Pekiştireçler çeşitlendirilmelidir.
  • Bireyin özelliklerine uygun olmalıdır.
  • Uygulamacı tarafından kolay ulaşılır olmalıdır.
  • Kullanılan pekiştireç kolayca doyuma yol açmamalı.
  • Etkili bir pekiştirme tarifesine bağlı olarak sunulmalı.
  • Pekiştirilecek davranışın gerçekleşmesine zemin hazırlamak için ön uyaranlar kullanılmalıdır.
  • Hedef davranışı pekiştireç izlemelidir.
  • Pekiştireç coşkulu bir şekilde sunulmalıdır.
  • Kullanılan pekiştireç yeterli miktarda/sürede sunulmalıdır.
  • Hedef davranışın yanında diğer uygun davranışlarda pekiştirilmelidir

Pekiştireç Sunarken Dikkat Etmeniz Gerekenler Noktalar

Pekiştireci hedef davranışın hemen ardından sunun: Pekiştireci hedef davranışın hemen ardından sunarak hem davranışın ileride gerçekleşme olasılığını artırmış olursunuz hem de çocuğunuzun bu davranışın ardından pekiştireç geleceğini anlamasını sağlamış olursunuz. Unutmayalım ki hedef davranış ile pekiştireç arasındaki süre uzarsa davranışın gerçekleşme olasılığı azalır.


Pekiştireci yalnızca hedef davranış gerçekleştikten sonra sunun: Çocuğunuzun pekiştirece yalnızca hedef davranıştan sonra ulaşmasını sağlayın. Böylece, çocuğunuz pekiştirece hedef davranış gerçekleşmedikçe ulaşamayacağından çocuğunuzun hedef davranışı sergilemek için motivasyonunu artırmış olursunuz.


Birincil pekiştireçleri özellikle sosyal pekiştireçlerle birlikte kullanın: Küçük yaştaki otizmli çocuklara yeni davranışların öğretiminde birincil pekiştireçler etkilidir. Ancak, sosyal pekiştireçleri birincil pekiştireçlerle birlikte kullanarak çocuğunuzun bu pekiştireçlerden hoşlanmasını sağlayın.


Birincil pekiştireçleri zamanla daha az sunun: Çocuğunuz hedef davranışta ilerleme kaydedip tutarlı bir biçimde sergilemeye başladığında kullanmakta olduğunuz birincil pekiştireci daha seyrek sunmaya başlayın.



Pekiştireçleri çocuğunuzda aşırı doygunluk yaratmayacak biçimde sunun (Pekiştireci küçük miktarlarla, sürelerle sunun): Pekiştireçlerin çok fazla miktarlarda sunulması çocuğunuzun bu pekiştirece doymasına yol açar. Bu durum ise çocuğunuzun hedef davranışa ilişkin motivasyonunu azaltır. Aşırı doygunluk dediğimiz bu durum hedef davranışın gerçekleşme olasılığını azaltır. Bu nedenle, birincil pekiştireçleri küçük miktarlarda sunun. Çizgi film izleme, resim-boyama yapma gibi etkinlik pekiştireçlerini sunacağınız zaman ise çocuğun bu etkinlikleri sınırlı bir sürede yerine getirmesini sağlayın.



Çocuğunuzda öğrenme gerçekleştikçe pekiştireci daha seyrek sunmaya başlayın: Daha önce de açıkladığımız gibi çocuğunuza yeni bir davranışın öğretimini hedeflediğinizde ilk başlarda hedef davranış her gerçekleştiğinde pekiştireç sunun. Çocuğunuz ölçütü karşılamaya başladığında birkaç doğru davranıştan sonra ya da davranış daha uzun sürelerle gerçekleştiğinde pekiştireç sunun. 

Dönüştürülebilir sembol pekiştirme

Kendi başlarına bir anlamı olmayan ancak hoşa giden bir takım etkinlikleri, nesneleri elde etmek üzere değiş tokuş amacıyla kullanılan oyun paraları (monopoly vb oyunlardaki oyuncak paralar) kupon, jeton, marka gibi nesnelere sembol (token) denir. Çocuğun uygun davranışları nedeniyle kazandığı kendi başlarına anlamı olmayan bu nesnelere dönüştürülebilir sembol pekiştireçler denir ve dönüştürülebilir sembol pekiştireçler daha sonra hoşa giden durumları elde etmek üzere değiş tokuş edilir. Dönüştürülebilir sembol pekiştireçler ikincil pekiştireçler grubunda yer alan pekiştireçlerdir. Sembol özelliğini kazanmış olan herhangi bir nesne otizmli çocukların uygun davranışlarını artırmada ve uygun olmayan davranışlarını azaltmada işe yaramaktadır. Dönüştürülebilir sembol pekiştirme sisteminin geniş bir grupta etkili olarak kullanıldığını gösteren çok sayıda araştırma vardır.

Pekiştirme Türleri

  1. Olumlu Pekiştirme

Bir davranışı izleyen durumda ortama bir uyaranın eklenmesiyle o davranışın ileride yapılma olasılığının arttırılmasıdır.

  • Olumsuz Pekiştirme

Bir davranışı izleyen durumda, ortamdan bir itici uyaranın çekilmesiyle, o davranışın ileride yapılma olasılığının artmasıdır.

PEKİŞTİRME TARİFELERİ

Pekiştirme tarifesi, kaç kez ya da hangi sürede oluşan tepkilerin pekiştirileceğini gösteren kuraldır.

Neden Pekiştirme Tarifeleri?

  • Öğrenilen davranışın sürmesi ve kalıcı olması
  • Sınıfta öğrenilen davranışların genellenmesi
  • Bağımsızlaşma olasılıklarının artması

Pekiştirme Tarifeleri

  1. Sürekli Pekiştirme
  2. Aralıklı Pekiştirme

1-Sürekli Pekiştirme

Ne Zaman Sürekli Pekiştirme Tarifesi

  • Sürekli pekiştirme tarifesi yeni bir beceri kazandırırken kullanılabilir.
  • Sonrasında yerini aralıklı pekiştirme tarifesine bırakabilir.

Avantajı:

Yeni beceri ya da kavramlar hızlı şekilde öğretilebilir

Dezavantajı:

Pekiştirmeye son verildiğinde davranış çabuk sönebilir

Pekiştirici uyaran etkisini kaybedebilir

Gerçekçi değildir.

2-Aralıklı Pekiştirme Tarifeleri

            1-Oranlı Pekiştirme

                       1.1.Sabit Oranlı

                       1.2.Değişken Oranlı

            2-Süreli Pekiştirme

                       2.1.Sabit Süreli

                       2.2.Değişken Süreli

1-Oranlı Pekiştirme

1.1.Sabit oranlı tarifede

her bir X sayıdaki tepkiyi pekiştirici uyaran izler.

2- Süreli Pekiştirme

2.1.Sabit Süreli Pekiştirme

  • Davranış belli bir süre sürdükten sonra pekiştirilir.
  • Örneğin, dik durma davranışının 1 dakikada bir pekiştirilmesi.

Avantaj ve Dezavantajları

Tarifeye son verildiğinde;

Sönme, sürekli pekiştirme tarifesine göre daha yavaş, değişken oranlı pekiştirme tarifesine son verilmesine göre daha hızlı olur.

2- Şekil verme

Yeni davranışların öğretiminde kullanılan en temel tekniklerden bir diğeridir ve bu teknikte esas olarak davranışın öğrenilmesinde pekiştirmenin gücü ağırlıklıdır. Davranışa şekil verme tekniğinde çocuğa kazandırılması istenen hedef davranışın aşamalı benzerleri belirlenerek bu benzerlerin (en az benzer olandan hedef davranışın gerçekleşmesine olanak sağlayan en çok benzerleri) sistematik olarak pekiştirilmesiyle davranışın çocuğa kazandırılması hedeflenir. Davranışın benzerleri hedef davranışa benzeyen, hedef davranışın bir bölümünü vb oluşturan ancak tam olarak hedef davranışın tüm unsurlarını karşılamayan davranışlara denir.

Şekil verme tekniği anne babalar tarafından da başarı ile uygulanabilmektedir. Araştırmalar şekil verme tekniğinin oldukça geniş bir davranış yelpazesinde öğretim sunmada etkili olduğunu göstermektedir. Örneğin, şekil verme tekniği dil becerilerinin, motor becerilerin ve davranışın benzerlerinin çocuğun davranış dağarcığında bulunduğu diğer pek çok davranışın kazandırılmasında kullanıldığı bilinmektedir.

Davranışa Şekil Verme Tekniğinin Uygulama Basamakları

Şekil verme uygulamasını başarı bir biçimde uygulayabilmek için bir dizi basamağı yerine getirmek gerekir. Aşağıda bu basamaklara yer verilmiş ve her bir basamakta neler yapabileceğiniz açıklanmıştır.



1. Hedef davranışı tanımlayın: hedef davranışlar gözlenebilir ve ölçülebilir biçimde tanımlanmalıdır. Örneğin, “yerinde 10 dakika boyunca uygun oturma, ödevini tamamlama, sorulduğunda adresini söyleme” gibi gözlenip ölçülebilir tanımlarla davranışı tanımlamak gerekir. 



2. Davranışsal amaç yazın: Hedef davranıştan sonra davranışsal amacınızı yazınız. Anımsayacağınız gibi, yazdığımız davranışsal amacın dört temel unsuru karşılaması gerekmektedir. Bunlar, çocuk, davranış, ölçüt ve koşullardır.

Yukarıda yer alan örnek davranış için davranışsal amaç yazmak gerekirse “Ayşe, yerinde 10 dakika boyunca uygun oturur” biçiminde yazılabilir.



3. Çocukta hedef davranışın benzerinin ne olduğunu belirleyin (1. ara hedef/ölçütü belirleyin): Şekil verme tekniği kullanmaya nereden başlayacağınıza karar vermek için çocuğun sahip olduğu hedef davranışın benzeri olan davranışın ne olduğuna karar verin. Örneğin yerinde 10 dakika boyunca uygun oturma davranışıyla ilgili çocuğun tek doğru yapabildiği 1 dakika boyunca uygun oturma olabilir. O zaman öğretime çocuğun 1 dakika boyunca uygun oturmasını pekiştirmeyle başlayın. Bu davranış tutarlı bir biçimde sergilendiğinde artık bir sonraki ara hedef/ölçütü pekiştirmeye başlayın.



4. Çocuğu hedef davranışı sergilemeye götürecek olan davranışın diğer benzerlerini belirleyin (Diğer ara hedef/ölçütleri belirleyin): Birinci ara ölçütte çocuk tutarlı biçimde doğru performansı sergiledikten sonra bir sonraki ara hedef/ölçütte öğretime başlayın (örn 2 dakikika boyunca uygun oturma) ve çocuk bu ölçütte tanımlanan davranışı sergilediğinde pekiştirin. Daha önceki ara ölçüt düzeyindeki davranışı sergilerse bu davranış için pekiştirme sunmayın. Bu süreci tüm ara ölçütlerde hedef ölçüt karşılanıncaya değin tekrarlayın.



5. Kullanacağınız pekiştireçleri belirleyin: Artık çok iyi bildiğiniz gibi, uygulamanın başarılı olmasında işe yarayacak türde pekiştireçlerin belirlenmesi yaşamsal önem taşımaktadır. Olumlu pekiştirme uygulamasının uygulama başlıklarında açıkladığımız önerileri takip ederek sembol pekiştirme uygulaması için de etkili pekiştireçleri belirleyin.



6. Kayıt tutun: Hedef davranışlara ilişkin uygulama öncesinde ve sonrasında kayıt tutarak çocuğunuzda pekiştirmenin işe yarayıp yaramadığını belirlemek ve uygun karar vermek gerekir. Bildiğiniz gibi, değiştirmek istediğiniz davranışın tanımlanma biçimine göre kayıt kullanacağınız kayıt tekniği belirlenmektedir.


Bu aşamaları uygun biçimde gerçekleştirmek aile ve uzmanlar için kimi zaman sorun oluşturabilmektedir. Bu açıdan herhangi bir basamağı atlamamak ve süreci doğru uygulayabilmek için “Şekil Verme Uygulama Kontrol Listesi”ni incelemenizi öneririz.

Şekil Verme Tekniğini Kullanırken Karşılaşabileceğiniz Olası Sorunlar ve Çözüm Yolları

Çocuğunuzda bir sonraki benzer davranış ortaya çıkmayabilir: Bir sonraki benzeyen davranış sizin tanımladığınız mükemmellikte olmayabilir. Bu noktada yapılabilecek en iyi uygulamaya çocuğa ipucu sunarak yaklaşık davranışın ortaya çıkmasına yardımcı olmaktır. Sunacağınız ipucu görsel, sözel, model ya da fiziksel ipuçlarından herhangi bir ya da bunlardan birkaçının bir arada kullanımı biçiminde olabilir.

3-Davranış kontratları

Anne baba ya da öğretmen ile çocuk arasında yazılı ya da sözlü imzalanan bir tür sözleşmedir. Bu sözleşmenin temel mantığı çocukta hedeflediğimiz davranış gerçekleştikçe bu davranışa bağlı olarak çocuğun ödüllendirilmesidir. Davranış kontratlarında hemen her türlü davranış (akademik, sosyal) hedef davranış olarak belirlenebilir. Ancak, her bir sözleşmede yalnızca bir davranış hedeflenmelidir. Sözleşme çocuğunuz okur yazar ise yazılı olarak, okur yazar değil ise görsel olarak hazırlanabilir.

Çocuğunuzla aranızda yapacağınız sözleşmede olumlu dil kullanın. Örneğin, bağırmadan, ağlamadan su ister” değil “normal ses tonuyla su ister” türünde olumlu ifadeler kullanın. Sözleşmede kazandırmayı hedeflediğiniz davranışlar karmaşık ve büyük davranışlarsa bu durumda mini sözleşmeler yaparak davranışı küçük parçalar halinde öğretebilirsiniz. Örneğin, “dışarıya çıkmak için uygun biçimde hazırlanır” çocuğunuz için bir kerede öğrenilemeyecek kadar zor ve yeterince karmaşık bir davranış ise bu durumda “önce pantolonunu giyme ardından bluzunu/kazağını giyme daha sonra ayakkabı giyerek hazır olma” davranışları için mini sözleşmeler imzalayarak öğretmeyi hedefleyebilirsiniz.

4-İpucu sunma

İpucu çocuk tepkide bulunmadan önce çocuğun doğru tepkide bulunmasını sağlamak üzere kullanılan yardımdır. İpucu kullanmaya karar verdiğinizde hangi ipucu ya da ipuçlarını kullanacağınızı belirlerken aynı zamanda çocukta öğrenme gerçekleştikçe kullandığınız ipucunu nasıl silikleştireceğinizi de belirlemeniz gerekir. Aksi takdirde ipucunu gerektiğinden daha fazla sunmanız durumunda çocuk ipucuna bağımlı hale gelir. İpucuna bağımlılık ile çocuğunuz davranışı doğru olarak sergilemeyi öğrense bile ipucu sunulmadığında davranışı sergilememesi anlaşılmalıdır. Bir diğer deyişle, çocuğunuzun yalnızca ipucu sunulduğunda tepkide bulunmasıdır. Dolayısıyla, çocukta ipucuna bağımlılık gelişmemesi için sunulan ipucu çocukta ilerleme kaydettikçe yavaş yavaş azaltılmalıdır ya da öğrenme gerçekleştiğinde tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Bu sürece ipucunun silikleştirilmesi denir. İpucunun silikleştirilmesini anlayabilmek için ipucu türlerinin iyi anlaşılması gerekir.

Eşzamanlı İpucuyla Öğretim

Otizmli çocuklara tek-basamaklı ve zincirleme davranışların kazandırılmasında kullanılır. Öğrenme eşzamanlı ipucuyla öğretimde kısa sürede gerçekleştirilir. Eşzamanlı ipucuyla öğretimde çocuğa bir soru yöneltilir ya da ne yapması gerektiği söylenir (beceri yönergesi sunulur) ve hemen ardından ipucu sunulur. Çocuğun kendisine sunulan ipucunu model alarak doğru tepkide bulunması hedeflenir. Çocuk doğru tepkide bulunursa ödüllendirilir. 

Eşzamanlı İpucuyla Öğretim Uygulama Basamakları

Eşzamanlı ipucuyla öğretim uygulamasını başarı bir biçimde uygulayabilmek için bir dizi basamağı yerine getirmek gerekir. Aşağıda bu basamaklara yer verilmiş ve her bir basamakta neler yapabileceğiniz açıklanmıştır.



1. Hedef davranışı tanımlayın: hedef davranışlar gözlenebilir ve ölçülebilir biçimde tanımlanmalıdır. Bu aşamada davranışın gerçekleşmesini beklediğiniz bağlamın belirlenmesi de çok önemlidir. Örneğin, hedef davranışınız çocuğunuza nesne isimleri öğretme ya da ayakkabı giyme davranışı olabilir. 

2. Davranışsal amaç yazın: Hedef davranıştan sonra davranışsal amacınızı yazınız. Anımsayacağınız gibi, yazdığımız davranışsal amacın dört temel unsuru karşılaması gerekmektedir. Bunlar, çocuk, davranış, ölçüt ve koşullardır. Az sayıda hedef davranış belirleyiniz..

3. Çocuğa sorulacak soru ya da yönergeyi ve kaç kez sunacağınızı belirleme: Çocuktan hedef davranışı sergilemesi için yönelteceğiniz soru ya da yönerge belirlenmelidir. Örneğin, nesne ismi öğretiminde nesneyi işaret ederek ya da elinizde tutarak “Bunun adı ne?” ya da “Ayakkabılarını giy” biçiminde yönerge sunabilirsiniz. Çocuğun yaşına ve düzeyine uygun bir dil kullanmalısınız. Aynı zamanda bir oturumda her bir hedef davranışla ilgili kaç kez öğretim gerçekleştireceğinizi (bir oturumdaki deneme sayısını) planlamalısınız.

4. Çocuğun davranışı yerine getirmesinde işe yarayacak ipucunu belirleme: Çocukta işe yarayacağını düşündüğünüz, ya da gözlemlerinizle belirlediğiniz ipucu türü belirlenmelidir. Burada unutulmaması gereken nokta bir davranışı öğretmek üzere ipucu belirlediyseniz ve bu ipucuyla davranışta iyileşme görülmeye başlandıysa öğretimin tamamında bu ipucunu kullanmalısınız.

5. Çocuğun tepkilerine ne şekilde tepkide bulunulacağını belirleme: Eşzamanlı ipucuyla öğretimde çocuk üç tür tepkide bulunabilir. Bunlar doğru, tepkiler, yanlış tepkiler ve tepkide bulunmamadır. Üç tepki türünde tanımını yapın ve bu tepkilere ne şekilde sonuçlar sunacağınızı belirleyin. Örneğin doğru tepkilerde pekiştireç sunup, yanlış tepki ya da tepkide bulunmamayı görmezden gelebilirsiniz.



6. Eşzamanlı ipucuyla öğretimi uygulama: Çocukla bir araya gelerek öğretim oturumunu gerçekleştirin. Çocuğa belirlediğiniz yönergeyi, soruyu sorun ve hemen ardından ipucunu yöneltin. Belirli bir süre, örneğin 4-5 saniye çocuğun tepki vermesini bekleyin ve bir önceki basamakta belirlemiş olduğunuz sonuçları uygun biçimde sunun.

7. Yoklama oturumlarını uygulama: Çocukla bir araya gelerek yoklama oturumunu gerçekleştirin. Çocuğa belirlediğiniz yönergeyi, soruyu sorun ve belirli bir süre, örneğin 4-5 saniye çocuğun tepki vermesini bekleyin ve bir önceki basamakta belirlemiş olduğunuz sonuçları uygun biçimde sunun.



8. Kayıt Tutma: Hedef davranışlara ilişkin uygulama öncesinde ve sonrasında kayıt tutarak çocuğunuzda pekiştirmenin işe yarayıp yaramadığını belirlemek ve uygun karar vermek gerekir. Bildiğiniz gibi, değiştirmek istediğiniz davranışın tanımlanma biçimine göre kayıt kullanacağınız kayıt tekniği belirlenmektedir.

5- Davranış zinciri oluşturma (Zincirleme)

Daha önce de söz ettiğimiz gibi bazı davranışlar diğerlerinden daha karmaşıktır ve birden fazla davranışın bir arada belirli bir sıraya göre sergilenmesiyle gerçekleştirilir. Bu tür davranışları öğretirken davranışı küçük basamaklara bölerek öğretmek başvurduğumuz uygulamalardan bir tanesidir. Davranış Zinciri Oluşturma öğretimi adını verdiğimiz bu uygulamada çocuktan beklediğimiz davranış ya bizzat bizim tarafımızdan ya da bir uzman tarafından hazırlanarak öğretim bu sıra ile yapılır. El yıkama davranışı çoğu çocuk tarafından yalnızca el yıkayan birisi basitçe gözlenerek öğrenilirken bazı çocuklarda bu davranış için beceri analizi hazırlanır ve beceri analizindeki sırayla davranışın öğretimi gerçekleştirilir.

Davranış Zinciri Oluşturma öğretimi otizmli çocuklarda (otizmden ve diğer yetersizliklerden etkilenme derecesine bağlı olmaksızın) öğrenmenin başarı ile sonuçlandığı uygulamalardan biridir. Davranış Zinciri Oluşturma öğretimi akademik, sosyal, iletişim davranışları gibi pek çok alandaki davranışların öğretiminde etkili olarak kullanılmaktadır. Zincirleme öğretimi üç biçimde gerçekleştirilebilir. Bunlar (a) ileriye zincirleme, (b) geriye zincirleme ve (c) tüm basamakların bir arada öğretimidir. Şimdi zincirleme türlerinin hepsini ayrıntılı olarak ele alalım. 

İleriye zincirlemede beceri analizinde çocuğun sergileyemediği ilk basamağın öğretimi ile öğretime başlanır ve çocuk üzerinde çalışılan basamağı öğrenince bir sonraki basamağın öğretimine geçilir. Bu durum beceri analizinde yer alan tüm basamaklar öğretilinceye değin devam ettirilir. Geriye zincirlemede beceri analizinde çocuğun sergileyemediği son basamağın öğretimi ile öğretime başlanır ve çocuk üzerinde çalışılan basamağı öğrenince bir önceki basamağın öğretimine geçilir. Bu durum beceri analizinde yer alan tüm basamaklar öğretilinceye değin devam ettirilir. Tüm basamakların bir arada öğretiminde ise, beceri analizinde yer alan basamakların tümü bir öğretim denemesinde çalışılarak öğretim sunulur.

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın